Wednesday, September 19, 2007

ORTAYA KARIŞIK

Yine epeeey uzun bi aradan sonra ancak yazabiliorum...yine yazmaktan çok yaşamayı tercih ettim bi süredir...biriktirdim....artık karanlık istemediğimden burda da beyaaaz bi sayfa açtım kendime...belki etkisi ve faydası dokunur...
bu aralar neler yapıorum...bi düşünelim...yine deliler gibi çalışıp hafta içi, haftasonu da kudurmuş gibi gezmeye devam ediorum...
en yakın arkadaşlarımdan piny ciimi de beyazlara büründürdük...son güne kadar ben hala idrak edememişim olayı...zaten biraz ihmalim de söz konusuydu...utanç verici bi durum ama ööle oldu maalesef...ama nabiim...hiç anlamam ki ben o işlerden....daha çok ayak bağı olurdum eminim ki...zaten kararsızım..iice kafalarını karıştırırdım insanların...sonuçdaaa peri kızı gibiydi piny'cik...burçiyle beraber hareketli şekerleme gibi dolanıolardı ortalarda...ısırmak geliodu insanın içinden bööle...işte ööle oldu....hayatımda gördüüm en sıcak ve samimi ve içden düğündü diyebilirim...hatta babam bile geldi...hiç bi sosyal ortama dahil olmayan kendisi kadim dostu olan arkadaşı (piny'nin babası olür) ile aynı masayı paylaşıp karşılıklı kadehleştiler...sana ömrün boyunca mutluluklar piny....umarım hep gülümsersin....
genel olarak bu son iki ay boyunca hissettiim iki duygu vardı..iki zıt duygu aynı anda...bir yandan güneşi gördükce ve eğlendikce ve gülümsedikce kımıl kımıl; bi yandan da nedensiz bi sıkışmışlık hissi...ikisinin aynı anda oluşu çok yordu beni...vodka - redbull gibi oldum...sonra bi anda bi kalabalıklaştı ortalık...sonra bi sakinleşdi...güneşin yavaş yavaş uzaklaşmasıyla ben de uzaklaştım insanlardan...güz gibi soğuk oldum...hayat gerçekden de çoook kısa..o yüzden artık beni ne mutlu ediosa onu yapmaya çalışıorum...kimi görmek istiosam onu çağırıorum...nerede durmak istiosam duruorum, hangi mazarayla doldurmak istiosam gözlerimi mutlaka hiç üşenmeden gidiorum o nokta her neresiyse...kendimi çok özgür hissettiim bi dönem...ı feel pure...bööle tüysü tüysü...çok hafif, uçuşan, beyaz ve yumuşak...rüzgara bırakmış kendini, salınan...ve plansız...spontane...aklına estii gibi....sonuçlarını düşünmeden...bazen çılgınca ve cesur..işte böle geçti benim bu yazım...
iş ortamında hergün biras daha iiyim...adım olumlu anılır oldu...ii gidiosun diolar....büyük toplantılarda adım geçer oldu...ama bakalım...hala bi ayağım içerde bi ayağım dışarda...istikrar istiyorum hala...ama her gün popoma iğneler batırıolar...hayatım boyunca hiç mutlu bi iş tanımım olmicakmı benim....para kazanmak bu kadar zor olmamalı...ama çok sevdiğim bir ayet gelir aklıma bööle düşünür düşünmez:" her zorluğun yanında bir kolaylık her zaman vardır" der...gittiiği yere kadar derim sonra...canımı mı alıcaklar...
bundan başka bu aralar cesur kararlar almakdayım...bi işe girişdim ama bakalım neler olacak...bu kez gerçekden de boyumdan büyük bi iş..büyük bi risk aldım....hem de uzun vadeli...ya batıcam ya çıkıcam sonunda...ama yapmalıydım...yapmasam içimde kalıcaktı çok ve ilerde belki daha da zor olacaktı...ilişkiler açısından zaten kaybedicek bişiyim kalmadı...yine tek başımayım..dişi şövalyeyim...zırhımı giydim, silahlarımı kuşandım ve üzerlerine yürüyorum...hatta koşuyorum...bi sonuçlansa....derin bi nefes alıcam...ve yönümü daha net belirlicem...önümdeki sis bulutu dağılcak...inanıyorum...
yakın zamanda bi ege yaptım...işyerinden zoraki ve yarım ağız, iki gün izin kopardım....ve kaçışşş...allahım bu kadar mı ii gelir...bikaç gün bile kaçmak yetti...ne kadar özlemişim...haftasonu bodruma kaçtım...tek başıma...burada ikamet ettiiğim zaman dilimi toplasan ancak 1 gün eder...o otobüs yolculuğu için bile değerdi...cumartesi sabahı yolun kenarındaki pırıl pırıl deniz uzanmış boydan boya...mavisi hiç de kilyosun yalan mavisine benzemio...sakin...suyun yüzeyi titrek, içi sakin ve dingin...onun dinginliği sana da bulaşıo...içine işlio...tüm ağırlıklarını söküp alıo senden...seni selamlıo...kısa sürede internetden buluverdiim şirin otelimi buluorum önce...adı dilek ağacı...çok muhteşem diil ama tatminkar...bavulumu fırlatıp kısa bi tanıma turu atıp doooğru denize...ohhhh...ben anladım...ben kesin bi önceki hayatımda denizkızıydım...kesin bu...kocaman bi kuyruğum ve yüzgeçlerim vardı...denizsiz yaşayamıorum...kokusunu içime çekmeliyim mavisini gözlerime...denizsiz olmazzz...denizsiz olmam...hava kararana, güneş batana kadar yüzdüm...biraz uyku, biraz yemek, biraz bodrum gecesi...ay ışığı altında zenci şarkıcının söledii 80's klasikleri, marina...vodka, tekila...ertesi gün yine otobüsü kaçırmaya ramak kalana kadar deniz...ve sonra denizli....
denizlide de bi huzur bi huzur...insanlar telaşsız...arabalar telaşsız...işler telaşsız...insan şaşırıo ve dumur oluo böle bi hayatın varlığına..istanbulda ne kadar gereksiz bi baskı altında olduunu idrak ediosun...ama böle ortamlarda da bi yerden sonra huzur batmaya başlıo ve kaosuna geri dönme özlemiyle yanıp tutuşuosun...kendini yeniden cehenneminde buluosun sonunda...welcome the hell! atom parçacığı gibi kendi çeperin içinde çarpıp durmakdan alıkoyamıosun kendini...denizli de bööle geçti işte...insanlar cömert..insanlar paylaşımcı...insanlar yardımsever ve bozulmamış...parkdaki çaycı, sokakdaki simitçi hemen iletişime geçme ihtiyacı duyuyo senle...bu şehirde bi aydınlık var...sıcacık...sokaklar, insanlar tertemiz...
sonra istanbul...gri şehrim...tarih kokan...kocaman bi portre gibi...gelir gelmez soğuk...insanları soğuk...iklimi soğuk...bir günlük bronz tenimi yünlü giysilerle kaplama ihtiyacı içine girdim beni karşılayan yağmurlu havada...
bi de bu aralar hiç okuyamıorum ben...kitap okuyamıorum...gazete okuyamıorum...dünya ne alemde hiiç mi hiç haberim yok... izlemek isteyip de izleyemediim filmler listesi uzadıkça uzuo...yıllardır büyük bi özenle besleyip büyüttüüm müzik zevkim oldukca zevksiz ve basit bi hal aldı...popa kaydım...bu durum hayli canımı sıkmakda...takip ettiim bi çok şeyi izleyemiorum artık...toparlanmalıyım en kısa zamanda ...neyse ki kış gelio...artık yok sokaklarda yalınayak patlayıncaya çatalayınca kadar gezmek...camın arkasından hırkana sarılıp elinde kahve fincanınla camdan bakmaların zamanı yaklaştı...
işte bööle...geliorum...gidiorum....düşünüorum hergün...günlerim böyle geçio benim....

4 comments:

eci-co said...

Sana negatif yazı yazmayı yasaklıyorum ve tee buralardan yogun bir REİKİ gönderiyorum.Ne demiş atalar 'Düşünceler duygularını yönetir;o zaman Mutluluk düşün!'

Lilith said...

ohhh.. yeni sayfana bayıldım.. içim açıldı hakkaten.. aydınlık ve kanatların etkisiyle yumuşacık bi sayfa olmuş.. gerekiyordu peluşum.. love u...

UNIQUE said...

ewek ecicom ve sevgili küçük şeytancığım...inanın deniyorum negatif yazmamaya...işe sayfayı aydınlatmakla başladım....ben de sevdim bu yeni halini...araya da serpiştiriyorum mutlu kelimecikler...hayatım yavaş yavaş düzene girdikce kelimelerim de mutlulaşıcak...inanıyorum cancazlar...ama zaman alıcak gibi biraz...

Zero Signal said...

YAPMAN GEREKENİ YAP!!!!

BLOGLARIN ŞAHI!!!

YAPMAN GEREKENİ YAP SURATINNIZA BİR TOKAT !!!

YAPMAN GEREKENİ YAP TİYATRO DAN MEDET UMANLARIN, DANS EDENLERİN LANETİ

YAPMAN GEREKENİ YAP!!!

BLOG!!